Doğal Gazda Sübvansiyon Değişiyor: Dar Gelirliye Müjde, Yüksek Tüketen Yandı
Ülkemizde Silivri ve Tuz Gölü yeraltı doğal gaz depolama tesislerindeki kapasite 6,3 milyar metreküpe ulaşırken, yerli gaz üretim kapasitesinin artırılması yönünde de önemli adımlar atılıyor. Bu gelişmeler sonucunda Türkiye, çok çeşitli noktalardan gaz tedarik edebilecek kapasiteye ulaşırken, Avrupa ve Suriye'ye gaz ihraç etmeye başladı.
Söz konusu altyapının, Türkiye'nin yıllık ihtiyacı olan 60 milyar metreküp tüketiminin ötesine geçerek 70-80 milyar metreküp gaz teminine imkan tanıyacak kapasiteye ulaşması bekleniyor. Bu durum, ihracat kapasitesinin 10 milyar metreküpe çıkmasına olanak sağlayacak ve ülkeye önemli döviz girdisi kazandıracak.
Özel Sektörün Piyasaya Girişi Bekleniyor
Petrol ve doğal gaz sektörü uzmanları, fazla gazın ihracata yönlendirilmesiyle ek gelir sağlanacağını ve ithalat faturasının düşeceğini belirtiyor. Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketinin (BOTAŞ) öncülüğüyle bölge ülkelerine gaz satışının önem taşıdığı vurgulanırken, özel sektörün de bu ticaret döngüsünün içine dahil edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, BOTAŞ'ın kamu şirketi olarak daha kontrollü hareket ettiğini ancak özel sektörün pratikliği ve girişimcilik kapasitesinin bu süreci hızlandırabileceğini savunuyor. Önceliğin arz güvenliğiyle ülkenin sürdürülebilir ve uygun fiyatlı enerjiye erişimi olduğu vurgulanırken, özel sektörün artık bu sistemin bir parçası olması gerektiğine inanıldığı belirtiliyor.
Mevzuat, operasyonel yeterlilik ve altyapı açısından hazırlıklarını tamamlamış özel sektör firmalarının piyasaya girmesinin beklendiği ifade ediliyor. Piyasa liberalleştiğinde bu oyuncuların kendini göstereceği, güçlü olanların varlığını sürdüreceği, yapısını doğru kuramayanların ise doğal olarak sistem dışında kalacağı değerlendirmesi yapılıyor.
Kademeli Sübvansiyon ile Adil Fiyatlandırma
Doğal gaz ithalat hakkı ve kapasitesine sahip firmalar bulunmasına rağmen tam anlamıyla liberalleşme sağlanamadığı için sağlıklı bir yapı oluşamadığı ve özel sektörün piyasaya katkısının sınırlı kaldığı değerlendiriliyor. BOTAŞ'ın omzundaki yükün dengeli dağıtılmasının uzun vadede piyasanın doğru şekilde yapılanmasına katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Sektör uzmanları, doğal gazda gerçek maliyeti nihai tüketiciye yansıtan fiyatlamaya geçilmesine yönelik düzenlemelerin uzun süredir beklendiğini dile getiriyor. Gazın gazla rekabet etmesi gerektiği, Türkiye'nin güçlü bir altyapıya sahip olduğu ancak BOTAŞ'ın yanında özel sektörün de aktif olduğu çok oyunculu bir yapıya ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.
Ortalama hane tüketiminin üzerindeki kullanımlarda ekonomik gücü daha yüksek kesimlere sübvansiyon uygulanmayarak maliyet bazlı fiyatlamaya geçilmesinin piyasayı daha sağlıklı hale getireceği belirtiliyor. Gazın gazla rekabeti arttıkça ve ithalat imkanı genişledikçe piyasanın derinleşeceği, bunun olumlu etkisinin son tüketiciye yansıyacağı değerlendirmesi yapılıyor. Gerektiğinde ihtiyaç sahibi hanelerden hiç ücret alınmayabileceği ancak diğer kullanıcıların gerçek maliyet üzerinden faturalandırılması gerektiği vurgulanıyor.