Kredi ve Kredi Kartı Borçlularına Son Uyarı! Maaşınıza Haciz Gelmeden Önlem Alın
2025 yılının ilk dokuz ayında, bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşen kişi sayısı 1 milyon 661 bini aştı. Yıl sonunun yaklaşmasıyla birlikte nakit ihtiyacı artan tüketiciler daha fazla tüketici kredisi başvurusunda bulunuyor. Ancak geliri artmayan ve yeni borçlara imza atan vatandaşlar, ödeme sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor.
Bankaların Mesaj ve Aramaları Yasal mı?
Bankalar veya alacaklı kuruluşlar, borçlulara ulaşarak borcun ödenmesini hatırlatma hakkına sahip. Uyarı, SMS, e-posta, telefon araması veya yazılı ihtarname göndermek, borç takibinin normal bir prosedürü ve hukuka uygun. Ancak bu yöntemlerin yasal sınırlar içinde kalması gerekiyor. Sürekli arayarak taciz etmek veya tehdit etmek gibi yöntemler kesinlikle yasak.
Borçlular için en çok merak edilen konulardan biri de maaşa veya emekli aylığına haciz konulup konulamayacağı. Mevcut yasaya göre, maaştan kesilebilecek haciz oranı net maaşın en fazla dörtte biri. Haciz uygulaması işveren aracılığıyla yapılıyor ve icra müdürü tarafından işverene gönderilen tebligat ile maaştan kesinti başlatılıyor.
Emekli Maaşına Haciz Gelebilir mi?
5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi, emekli aylıkları açısından genel bir haciz yasağı getiriyor. Maddenin birinci fıkrasında sigortalı ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, yani emekli maaşları, takip ve tahsil edilecek alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez olarak düzenleniyor.
Borcu olan kişilerin bankayla iletişim kurarak mevcut borcunu yapılandırması, taksitlendirmesi ya da erken ödeme planı talep ederek borcun ödenmesini kolaylaştırması mümkün. Özellikle kredi kartı veya bireysel kredi borçlarında bankalar alacağını hızlıca tahsil etmek istiyor ve borçlu ödeme gayretini gösterdiğinde pazarlık veya yeniden taksitlendirme imkanı masaya yatırılabiliyor.
Borç uzun süre ödenmezse bankalar alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devredebiliyor. Bu şirketler borcu daha düşük bedelle aldıkları için, borçluyla anlaşma konusunda bankalara göre daha esnek davranabiliyor.