Vergi Bombasına Dikkat! Maaşınız Bir Anda Yüksek Vergi Dilimine Girebilir
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un yaptığı özel açıklamada, gelir vergisi tarifesinin özellikle ücretli çalışanlar aleyhine bilinçli şekilde işlediğini ve bunun ardında sistemli bir vergi politikası bulunduğunu ortaya koydu. Erdursun'a göre, vergi oranları kağıt üzerinde değişmese de vergi dilimlerinin enflasyon karşısında yeterince artırılmaması, çalışanların fiilen daha fazla vergi ödemesine neden oluyor.
Vergi Usul Kanunu'na göre, gelir vergisi dilimlerinin her yıl yeniden değerleme oranı (YDO) kadar artırılması zorunludur. Ancak Erdursun, bu kuralın uzun yıllardır tam olarak uygulanmadığını ve vergi dilimlerinin kasıtlı olarak dar tutulduğunu iddia ediyor.
Yüzde 15'lik İlk Dilim Neden Bu Kadar Önemli?
Gelir Vergisi sisteminde en düşük vergi oranı yüzde 15 olarak belirleniyor. Ancak Erdursun'a göre asıl sorun, bu yüzde 15'lik ilk dilimin yeterince geniş tutulmamasında yatıyor. "İlk dilim yeterince geniş olsaydı, çalışanlar yüzde 20 ve yüzde 27'lik üst dilimlere bu kadar hızlı geçmezdi. İnsanlar bugün daha fazla kazandıkları için değil, sistemin onları erken yüksek vergi dilimlerine sokması nedeniyle daha çok vergi ödüyor" şeklinde konuşan Erdursun, sistemin adil olmadığını vurguladı.
2026 yılı için açıklanan yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 olmasına rağmen, yüzde 15'lik ilk vergi dilimindeki artış sadece yüzde 20,5 seviyesinde kaldı. Erdursun, bunun sadece 2026'ya özgü bir durum olmadığını, geçmiş yıllarda da benzer uygulamaların yapıldığını belirtiyor. Uzman, "Bu sadece bir yıllık kayıp değil, yıllardır süregelen birikimli bir kayıp söz konusu" diyerek konunun ciddiyetine dikkat çekti.
2000 Yılından Bu Yana Birikin Kayıp: 520 Bin TL Olmalıydı
Erdursun'un raporunda yer alan hesaplamalara göre, 2000 yılından bu yana yeniden değerleme oranları eksiksiz ve doğru şekilde uygulansaydı, bugün yüzde 15'lik ilk vergi diliminin yaklaşık 520 bin TL seviyesinde olması gerekirdi. Ancak mevcut sistemde bu rakam sadece 190 bin TL civarında. Erdursun, "Aradaki 330 bin TL'lik fark, teknik bir hata ile açıklanamaz. Bu açıkça bilinçli bir mali tercihtir ve bu tercih nedeniyle en büyük bedeli ücretli çalışanlar ödüyor" ifadelerini kullandı.
Somut bir örnekle durumu açıklayan Erdursun, net 50 bin TL maaş alan ve yıllık brüt geliri 840 bin TL olan bir çalışanın mevcut sistemde yılda 158.500 TL gelir vergisi ödediğini hesapladı. Eğer ilk vergi dilimi 520 bin TL olsaydı, aynı kişinin ödeyeceği vergi 142.000 TL olacaktı. Yani tek bir çalışan, yılda 16.500 TL fazladan vergi ödüyor. "Bu, milyonlarca çalışan için düşünüldüğünde devasa bir rakam demektir" diyen Erdursun, sistemin ne kadar adaletsiz işlediğini gözler önüne serdi.
Çözüm İçin Reform Şart
Erdursun, gelir vergisi sisteminin acilen reform edilmesi gerektiğini savunuyor. Önerilerini üç ana başlık altında toplayan uzman şunları söyledi: "Birincisi, yüzde 15'lik ilk vergi dilimi geçmişten gelen kayıpları telafi edecek şekilde derhal yükseltilmeli. İkincisi, Gelir Vergisi tarifesi yeniden değerleme oranlarına otomatik olarak bağlanmalı ki böyle manipülasyonlar önlensin. Üçüncüsü ve en önemlisi, vergi sistemi ücretli çalışanlar lehine çok daha adil, şeffaf ve öngörülebilir bir hale getirilmelidir."
Mevcut uygulamanın sürdürülmesinin çok ciddi ekonomik ve sosyal zararları olduğunu ifade eden Özgür Erdursun, gelir vergisi sisteminde gecikmeden kapsamlı ve yapısal bir düzenleme yapılması gerektiği uyarısında bulundu.