Sıcak Havada Klimayı Böyle Açan Sürücüler Daha Az Yakıt Harcıyor
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte araç içi konforun en önemli parçası klima oldu. Özellikle güneş altında park edilen otomobillerde kabin sıcaklığı kısa sürede çok yüksek seviyelere çıkabiliyor. Sürücüler araca biner binmez çoğu zaman klimayı en soğuk ayarda çalıştırıyor. Ancak bu yöntem, sanılanın aksine aracı daha hızlı ve verimli soğutmayabiliyor.
Uzmanlara göre sıcak havalarda klimayı doğru kullanmak, hem motorun yükünü azaltıyor hem de yakıt tüketiminde ciddi fark oluşturabiliyor. Yanlış klima kullanımı, kompresörün daha fazla çalışmasına neden olduğu için aracın yakıt tüketimini artırabiliyor. Doğru adımlar izlendiğinde ise yakıt faturasında yüzde 10 ile 20 arasında tasarruf sağlanabileceği belirtiliyor.
Klimayı Açmadan Önce Sıcak Havayı Dışarı Atın
Araç klimasını çalıştırmadan önce yapılması gereken ilk işlem, kabin içindeki sıcak havayı dışarı çıkarmak. Güneş altında bekleyen araçlarda içeride oluşan sıcak hava, dış ortamdan çok daha yüksek seviyelere ulaşabiliyor. Bu nedenle araca biner binmez camların açılması ve birkaç dakika bu şekilde hareket edilmesi öneriliyor.
Camlar açık şekilde kısa süre ilerlemek, araç içinde biriken aşırı sıcak havanın dışarı atılmasını sağlıyor. Ardından camlar kapatılıp klima çalıştırıldığında sistem, çok daha düşük sıcaklıktaki havayı soğutmaya başlıyor. Böylece klima kompresörüne binen yük azalıyor ve aracın soğuması daha verimli hale geliyor.
Klimayı doğrudan en düşük sıcaklıkta ve en yüksek fan seviyesinde çalıştırmak yerine, kademeli şekilde ayarlamak da sistemin daha sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor.
Yakıt Tasarrufu İçin İç Hava Sirkülasyonu Kullanılmalı
Araç klima panelinde bulunan ve genellikle araç içinde dönen ok işaretiyle gösterilen iç hava sirkülasyonu düğmesi, yaz aylarında tasarruf açısından önemli bir işlev görüyor. Bu mod açıldığında klima, dışarıdaki sıcak havayı sürekli içeri almak yerine kabin içinde soğumaya başlayan havayı yeniden dolaşıma sokuyor.
Bu sayede klima daha az enerji harcıyor, kompresörün yükü azalıyor ve motor daha rahat çalışıyor. Sonuç olarak yakıt tüketiminde düşüş sağlanabiliyor. Ancak uzun yolculuklarda iç hava sirkülasyonunun sürekli açık bırakılmaması gerekiyor. Kabin içindeki havanın tazelenmesi için bu modun belirli aralıklarla kapatılması ve dışarıdan temiz hava alınması öneriliyor.
Sürücüler arasında yaygın olan “yüksek hızda klimayı kapatıp cam açmak daha ekonomiktir” düşüncesi de her zaman doğru sonuç vermiyor. Özellikle 70-80 kilometre hızın üzerine çıkıldığında açık camlar rüzgâr direncini artırıyor. Bu direnç, motorun daha fazla yakıt harcamasına neden olabiliyor. Bu nedenle yüksek hızlarda camları kapatıp klimayı 22-24 derece aralığında çalıştırmak daha verimli bir tercih olarak öne çıkıyor.