Uşaklı Eski Merkez Bankası Başkanı: “Altın Madenleri Cari Açığı Sınırlı Etkiliyor”
Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uşaklı eski TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz, Ekonomim’e yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın altın alımlarını sonlandırmasının hem olumlu hem de dikkatle izlenmesi gereken yönleri bulunduğunu belirtti.
O Noktaya Dikkat Çekti
2006–2011 yılları arasında Merkez Bankası Başkanlığı görevini yürüten Yılmaz, Banka’nın altın alımında “TL karşılığı ilk alıcı” konumunda olmasının piyasalar açısından olumlu olduğunu söyledi.
Ancak alımların durdurulmasının, işlenmemiş altın ithalatına getirilen kota uygulamasıyla ortaya çıkan fiyat farkını azaltmak veya kayıt dışı işlemleri önlemek amacıyla yapılmış olabileceğine dikkat çekti.
“Bu kararın gerekçesini Merkez Bankası açıklamadığı sürece kesin konuşmak doğru olmaz,” diyen Yılmaz, fiyat farkının zaman içinde izlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Altın Üretimi Cari Açığı Azaltabilir ama Etkisi Sınırlı”
Yılmaz, altın alım kararının cari açık üzerindeki etkisinin karmaşık olduğunu söyledi:
“Altın üretimi yerli firmalarca yapılıyorsa cari açığa olumlu yansır; ancak yabancı firmaların kazançları büyük oranda ülke dışına çıkıyor,” dedi.
Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni örneğini veren Yılmaz, “Ben Uşaklıyım. Burada 1500 kadar işçi çalışıyor. Bölge ekonomisine katkısı büyük, ancak üretilen yaklaşık 450 kilogram altın sadece istihdam maliyetlerini karşılayabiliyor,” sözleriyle durumu özetledi.
Yılmaz ayrıca Merkez Bankası’nın altın alımıyla piyasaya sürdüğü TL’nin sonrasında sterilizasyon yoluyla geri çekildiğini, bu nedenle net likidite etkisinin “sıfır” düzeyinde olduğunu vurguladı.
“Bu şirketler kazançlarının büyük kısmını yurtdışına transfer ediyor. Yaklaşık 100 birim kazancın 5 birimi Türkiye’de kalıyor, 95’i dışarı çıkıyor,” diyen Yılmaz, altın üretiminin cari açık üzerindeki olumlu etkisinin sınırlı kaldığını belirtti.