İzmir’de Tarihi Kazıdan Büyük Sürpriz Üç Yeni Mekan Bulundu

İzmir’in geçmişine ışık tutan Smyrna Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında yeni buluntular gün yüzüne çıkarıldı.
İzmir’de Tarihi Kazıdan Büyük Sürpriz Üç Yeni Mekan Bulundu

Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle sürdürülen çalışmalar kapsamında Smyrna Agorası’nda geçen yıl bulunan mozaik tabanın devamında üç ayrı mekan belirlendi. Yapılan incelemelerde söz konusu mekanlardan ikisinin tabanının mozaiklerle kaplı olduğu, diğer mekanın tabanında ise mermer döşeme kullanıldığı tespit edildi. Yeni yapıların milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara, yani Geç Antik Çağ’a tarihlendiği değerlendiriliyor.

Smyrna’da İlk Kez Duvar Resimleri Bulundu

Kazıların dikkat çeken buluntularından biri de duvar resimleri oldu. Smyrna Agorası ve antik tiyatro çevresindeki önceki kazılarda benzer örneklerle karşılaşılmazken, yeni ortaya çıkarılan mekanlarda ilk kez duvar resimlerine ulaşıldı.

Bulunan yapıların, Efes Antik Kenti’ndeki Yamaç Evleri’ne benzer bazı özellikler taşıdığı belirtilirken, mekanların kamusal amaçlarla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.

Geç Antik Çağ’a ait bu buluntuların, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasının ve Hristiyanlığın yayılmasının ardından kent yaşamında meydana gelen değişimlerin anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Özellikle yapıların kullanım biçimi, mozaik tabanlar ve yeni keşfedilen duvar resimlerinin Smyrna’nın söz konusu dönemdeki sosyal ve mimari yapısına ilişkin yeni bilgiler sunabileceği belirtiliyor.

2 Bin Yıllık Suyun Kaynağı Aranıyor

Kazı çalışmalarının bir diğer önemli bölümünü ise Roma döneminden kaldığı belirtilen antik su kanalı oluşturuyor. Yaklaşık 2 bin yıldır su akışının devam ettiği ifade edilen kanalın bugüne kadar yaklaşık 150 metrelik bölümü takip edildi. Ancak suyun çıktığı asıl kaynak henüz kesin olarak belirlenemedi.

Roma döneminde Smyrna’nın su ihtiyacının çeşitli pınarlardan gelen kanallar aracılığıyla karşılandığı biliniyor. Araştırmalarda Agora’nın güneyinde bulunan Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresinde bir su kaynağı bulunabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Suyun buradan yaklaşık 150 metrelik bir güzergâhı takip ederek Smyrna Agorası’na ulaştığı değerlendirilirken, kazıların ilerleyen aşamalarında hem antik su sisteminin kaynağına hem de yeni ortaya çıkarılan yapıların kullanım amacına ilişkin daha fazla bilgiye ulaşılması hedefleniyor.