Kış Aylarında Yürürken Düşmeyin, Altın Değerinde Öneriler
Kış mevsiminin etkisini tam anlamıyla gösterdiği şu günlerde, soğuk havalarda en tehlikeli saatler sabah ve akşam saatleri olarak öne çıkıyor. Özellikle gizli buzlanmaların yaşandığı bu saat dilimlerinde araçlar kadar yayalar da büyük risk altında bulunuyor.
En Çok Hangi Yaralanmalar Görülüyor?
Kar ve buzda yaşanan düşmelerin kontrolsüz olmasından dolayı vücudun kendisini koruyamadığına dikkat çekiliyor. Düşerken refleks olarak ellerin yere uzatılması, özellikle el bileği kırıklarına ve ön kol kırıklarına yol açıyor.
Özellikle ileri yaş grubunda düşme sonucu ortaya çıkabilecek kalça kırıkları ciddi sonuçlara neden olabiliyor ve çoğu zaman ameliyat gerektiriyor. Kaygan zeminde ayakların kontrolsüz dönmesi sonucu ayak bileği kırıkları ve burkulmaları da sıklıkla karşılaşılan vakalar arasında yer alıyor.
Kontrolsüz düşmelerde omuz çıkıkları ve köprücük kemiği kırıkları ile diz ve bel bölgesinde yumuşak doku zedelenmeleri de oldukça fazla görülüyor.
Kış Şartlarında Nasıl Korunmalı?
Kış şartlarından dolayı her yaş grubunun risk altında olduğu vurgulanıyor. Her yaş grubunda düşme görülebilse de özellikle 65 yaş üzeri bireyler, kemik erimesi (osteoporoz) olanlar, denge problemi yaşayanlar, görme bozukluğu olanlar, kronik hastalığı veya kas gücü zayıflığı olanlar ciddi risk altında bulunuyor.
Kış aylarında dışarı çıkarken kaymaz tabanlı, mümkünse kauçuk tabanlı ayakkabılar tercih edilmesi öneriliyor. Kısa adımlarla ve yavaş yürümenin ayağın kayma riskini azalttığı vurgulanıyor.
Elleri cepte tutmanın düşme anında dengeyi sağlamaya engel olacağından, ellerin serbest bırakılması gerektiği belirtiliyor. Merdivenlerde mutlaka korkuluklardan tutunarak yürümek, buzlu olduğu düşünülen alanlarda mümkünse alternatif güzergâh seçmek önerilen önlemler arasında.
Buzlanmanın daha çok yaşandığı gece ve sabah erken saatlerde ekstra dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor. Bu basit önlemlerin düşme riskini ciddi oranda azalttığı ifade ediliyor.
Düştükten Sonra Ne Yapılmalı?
Bir düşme sonrası herkesin hemen hastaneye gitmeyebileceği ancak bazı durumlarda gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanın hayati önem taşıdığı belirtiliyor.
Şiddetli ve geçmeyen ağrı varsa, üzerine basılamıyorsa, şekil bozukluğu veya şişlik varsa, hareket kısıtlılığı oluşmuşsa, morarma hızla artıyorsa "geçer" düşüncesiyle beklemenin özellikle kırık ve çıkıklarda tedaviyi zorlaştırabileceği uyarısı yapılıyor. Bu şikayetler varsa mutlaka hastaneye gidilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yaşlılarda meydana gelecek düşmelerin daha ağır sonuçlar doğuracağına dikkat çekiliyor. Yaş ilerledikçe kemik yoğunluğunun azaldığı ve denge mekanizmalarının zayıfladığı belirtiliyor.
Kalça kırıkları gibi yaralanmaların uzun süre yatağa bağımlılığa ve ek sağlık sorunlarına yol açabildiği vurgulanıyor. Yaşlı bireylerin kış aylarında zorunlu olmadıkça buzlu havalarda dışarı çıkmamaları, ev içinde de kaymayı önleyici önlemler almaları öneriliyor.